Spor46.com
HV
30 EYLÜL Cuma 08:28

12 Şubat Stadyumunda rehin kalmak!

Mehmet Fiskeci
Mehmet Fiskeci

Uygunsuzluk, uyumsuzluk, sorumsuzluk, ciddiyetsizlik ve rezalet sadece bizim şehirde mi çıtayı yükseltti, yoksa her yerde mi böyle, bilemedim, bir insan kendi şehrinin stadyumunda nasıl rehin kalır, gelin bu olaya parmak basalım!

Bu yazının ana konusu 3 daire müdürü. Şahin araba vasfında Mercedes görünümlü daire müdürü bunlar. Parayla değil, sırayla okuyun!

İsterseniz önce bu şehirde sporda otorite dediğimiz zaman akla ilk gelen isimlerden olan sevgili Serdar Bursalı’nın yazdıklarını okuyalım;

“12 Şubat Stadyumunu yıkarak sadece Kahramanmaraşspor'a ve taraftarına ceza vermediniz! Stadyumda yürüyüş yapan sağlığını arayan yüzlerce insanın da mağduriyeti artarak devam ediyor. Bugün yine güvenlik görevlisi bir vatandaşı kilitleyip gitmiş. İçeriye personel ve müdürlük araçlarının girişi serbest vatandaş aracı alımı yasak! Kardeşim kartla girişi park girişine koyarsın vatandaş gelir aracıyla girer. Kaldı ki o tesiste 24 saat görevli olmalı. Şehir merkezinde insanların yürüyüş yapacağı tek yer orası. Birde Allah aşkına görevli arkadaşlar artık ya nezaket dersi alsın ya da susma emri verin!”

Hadi, siz de cevap verin!

*

Rehin olayına gelince… Sorumluluklarını bilemeyen sorumsuz insanları daire müdürü diye başımıza getirirseniz, 2,5 senedir yaşanan rezaletleri, skandalları görmezden gelirseniz, bu şehre de, size de müstehak derim de, olan bize olacak!

Mercedes görünümlü daire müdürleri varken, müdürlük ayaklarıyla müdürcülükten kurtulamayanlar dururken, devletin resmi aracını kendi ve ailesinin keyfi için kullananları yazmazsak, deşifre etmezsek, dört bir yanımızı çevreleyen sularımız her gün zehirlenir, beraberinde doğal yaşam da kirlenirken, toplum ve çevre sağlığı hiçe sayılırken bu sorumsuz sorumlularla yaşamaya mecbur muyuz, bilemedim gitti.

Bu çevre ve şehircilik il müdürünü niye bu kadar tutarlar, başarısızlığı, liyakatsizliği, ehliyeti ve kurum içindeki siyasi ayrışmalar yaratması sonucu huzursuzluğun mimarı olduğunu bilmeyen, duymayan kalmazken, siyasi iradeye soruyorum, mecbur musunuz Osman Arısal’ı orada tutmaya?

Söylediğimiz, yazdığımız zaman da ‘Adam mı var yerine koyacak, isim verin atamasını yaptıralım!’ gibi absürt cevapla karşılaşmak da beni deli divaneye çeviriyor zaten!

Unutmayın, herkesin her yerde alternatifi var. Sizin bile!

*

Geçenlerde canlı yayında da söyledim.

Kültür ve Turizm il Müdürü Seydihan Küçükdağlı hoş insandır, sempatiktir. Konuştukça sanırsın Bağdat Müftüsü, ağzından bal akar. Ama kültür adına, turizm adına bu şehre ne verdiği tartışma konusu hâlâ…

20 yıl olmuş, yeter birader, yeter yahu!

Bir Ilıca’lıyı bu meselede, bu isim üzerinde dinleyin, neler duyacaksınız, ben kulaklarımı kapatırım! Seydihan müdürümün cesareti varsa, bu sağlık, turizm ve tatil mahallesine gider, kimlerle, nelerle karşılaşır, görür!

Aracının yakıt masrafı incelensin, ayda ne kadar yakıt kullanılıyor ona bakılsın, ne dediğimi çok iyi anlayacaksınız! Varsa yanlışım, hatam, özür dilemesini de bilirim.

Bizim vergilerimizle altına verilen aracı kendi ve yakınlarının keyfi için kullanan her kim olursa olsun, kul hakkını yemiş olur ki, kursağında kalır!

Devlete, millete yazık! Hani israf haramdı, kul hakkı nerede?

*

Gelelim statta rehin kalma olayına. Dilerseniz önce bu şehirde herkesin tanıdığı, beyefendi kişilik, Ticaret Borsası Genel Sekreteri sevgili Ahmet Balbaba’nın sitemini, kahırını okuyalım, yoruma sonra devam ederiz! Çünkü okudukça içinizden lanetler yağdıracak, ağzınızı bozacak, günaha gireceksiniz!

“24.07.2002 Pazar günü sabah saat 07.00 gibi her gün gittiğim gibi 12 şubat stadyumuna yürüyüş için gittim. Stadın dış duvarındaki giriş kapısı haftanın altı günü acık olduğu gibi bugün de acıktı. Aracımla içeri girip park ettim. Giriş kartımı kullanarak statta yürüyüşümü yaptım . 08:15 gibi çıktığımda park kapısı kapanmıştı içeride araçla hapis kaldım. Bunu bir benzeri olayda bir veya bir buçuk ay önce yine rehin kalmıştım ve gençlik spor il müdürü cemil BOZ un cep telefonunu bularak arayıp kapıyı açtırmış ve dışarı çıkmıştım.

Bu gün de içeride aracımla rehin kalınca daha önceki olayı yaşadığım aynı güvenlik görevlisi olduğunu fark ettim.

Gençlik spor il müdürlüğü Kahramanmaraş ta fazla yürüyüş ve spor alanı olmadığından insanların buraya gelmesini yaşam boyu spor yaparak sağlıklı olmalarını istemiyorlar mı?

Güvenlik görevlisi bayan olmasına rağmen sanki bir mahalle kabadayısı edasıyla insanlara davranışları çok kaba ve ukala, Bu tavırları davranışları kendi inisiyatiflerimi yoksa amirlerinin verdiği direktifler mi?

Park yerine güvenlik görevlisi arabaları personel arabaları alınıyor spor yapmaya gelenlerin par yerini kullanmaları yasakmış, bu yasak yönetimin yasağımı yoksa güvenlik görevlilerin keyfine göre konan yasak mı haftanı 6 günü serbest olan park Pazar günleri niye yasak?

Gençlik Spor il müdürlüğü insanların spor yapmasını tesislerini kullanması istemiyorlarsa bu acık acık deklere etsinler, insanları otoparkta rehin bırakarak bekleterek çözüm aramasınlar. Bizler de bilelim.”

Kapıları kapattınız, ya içeride spor yapan bir vatandaş kalp krizi geçirse, sakatlansa, nereden bilecek, nasıl duyacak, n asıl müdahale edeceksiniz! Güvenlik zafiyeti varsa, bunun sorumlusu ben miyim? Spor yapmak suç mu bu şehirde, bu stadyumda.

Sözün bittiği yer dedikleri burası olsa gerek!

*

3 daire müdürü dedik ya, sıra Cemil Boz’da. Akıldanesi bol müdürlerden. Düşünün, gençlik ve spor il müdürü olarak atanalı 2,5 sene olmuş, adam İstanbul’dan evini bile getirmemiş daha. Tamam, o kendi sorunu.

Zaten geldiğinin ilk aylarında ihale teklif mektubuna dökülen çay-kahve skandalı ile adını duyurmuştu.

12 Şubat Stadyumu çürükmüş, yıkılacakmış. Zaten yaptığınız en büyük hizmet (!) yıkmak! Yaptığınız bir şey yok. Maraton tribünlerinin yıkıldığını biliyoruz çürük diye. İhalesi yapılalı aylar oldu, ama daha bir çelik malzeme bile konulamadı yerine.

Hanefi Mahçiçek Stadyumunu çürük diye yıktınız, (eski valimiz sayın İlhan Atış ve Onikişubat Belediye Başkanımız sayın Hanefi Mahçiçek bile bu stadın sağlam olduğunu, yıkılmaması gerektiğini dile getirmişlerdi) zemini ne hale getirdiğinizi bizzat gördüm, içim acıdı, cızz etti. Siz ne alemdesiniz bu arada!

Ne zaman yapacaksınız, ne zaman ihaleye çıkartacaksınız? Verecek cevabınız var mı?

Müdürcülük oynamıyoruz beyler! Ya adam gibi işinizi yapın, ya da çekin gidin. Düşün bu şehrin yakasından!

Kahramanmaraşspor sayenizde 3. lige düştü. Başkan dertli. Ha, yaklaşık 9 senedir bu takımı sırtlayan, ayakta tutmaya çalışan Başkan Fatih Ceyhan’ın suçu, kabahati, hatası yok mu, vaaarrr. O da bunu inkâr etmiyor, diliyle söylüyor zaten! Ama günah keçisi ilan edilen kişi de sadece Ceyhan!

*

Sezon başladı başlayacak, takım 4 Eylül’de sahaya çıkacak. Maçlar nerede oynanacak, belli değil. Spordan, futboldan anlayan sorumlular topu taca atıyor. Başkan Ceyhan’a spor kompleksi ile donanan Beyoğlu-Türkoğlu’nda oynanmasını önerdik, belirsizlik var bu meselede de…

Başkan dertli, taraftar isyanda, sorumlu olduğunu söyleyen sorumsuzlar kulaklarına pamuk tıkadı, yüzümüze değil, duvara bakıyorlar, beşiriksiz daire müdürleri yüzünden de her geçen gün skandal üstüne skandal, rezalet üstüne rezaletlerle yüz yüze gelirken, olan kadim ve kahraman şehrime oluyor.

Hani bu takıma sahip çıkacaktınız, hani bu takımı, taraftarı gurbetlere mecbur ve mahkûm bırakmayacaktınız, hani bu takım sahipsiz değildi? Hani, hani, hani?

Yazık ve günah!

Yazık ve günah da, kime söylüyorum ki bunları?

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI